İlişkiler

Michelangelo tesiri ya da çiftlerin birbirini iyi mi “oynattığı”

Michelangelo tesiri, bir çiftin birbirini pozitif yönde pekiştirmeye dayalı olarak şekillendirdiği dinamikleri tanımlar. Doğrusu partnerimin iyimser ve kendine güvenen biri bulunduğunu bilirsem karamsarlığa düşmesine izin vermem. En iyi versiyonunun, en iyi değerinin daima gün ışığına çıkması için ona devamlı destek ve takviye sunacağım (onu şekillendireceğim).

Bu yaklaşım, duygusal ilişkiler alanında büyük bir öneme haizdir. Bu, keskilerimizin kelimeler, çekiçlerimizin ise duygusal okşamalar olduğu bir egzersiz, günlük bir zanaattır. Bu unsurlar yardımıyla, sıhhatli ve zenginleştirici bir ilişki yaratmak için kendimizi karşılıklı niteliklerimizle zenginleştirerek “ideal benliğimizi” ikisi içinde şekillendiririz.

Tamamımız etrafımızdaki insanlardan etkileniriz, sadece çoğu zaman bizim üzerimizde en büyük etkiye haiz olan ortaklarımızdır. Sürekli hayranlığınız, cesaretlendirmeniz ve desteğinizle her şeye sahibiz.

Sıhhatli bir ilişki, özümüze, değerlerimize ve kimliklerimize karşı çıkmak zorunda kalmadan, daima kendimiz olarak insan olarak geliştiğimiz bir ilişkidir.

Michelangelo tesiri nedir?

Pygmalion tesirini çoğumuz biliyoruz. Bir kişinin ötekinin davranışını etkileme enerjisini tanımlar. Bunun bir örneği, öğretmenin klasik imajı ve bir öğrenciden beklentileridir. Potansiyeli bulunduğunu düşünüyorsanız, çocuk kesinlikle elinden gelenin en iyisini yapmış olacaktır. Bunun yerine, öğrencinin değersiz olduğuna inanırsa, kendi kendini gerçekleştiren kehaneti şekillendirmek için içindeki bu imaja nüfuz edecektir.

Şimdi, Michelangelo tesiri ile Pygmalion tesiri arasındaki fark nedir? Bunu idrak etmek için ilkin meşhur Rönesans heykeltıraşının amaçlarından birinin ne işe yaradığını hatırlayalım. Ona nazaran heykel yapma süreci “ideal benliği” şekillendirmek anlamına geliyordu. Bu anlamda, Michelangelo tesiri, iki kişinin en iyi sonucu elde etmek için birbirini modellediği süreci tanımlar.

Algılanan karşılıklı araçsallık

“Algılanan karşılıklı araçsallık” terimi bizlere soğuk ve hatta şüpheli görünebilir. Partnerimizi refahımız için bir “vasıta” olarak görmek bencilce görünebilir. Gene de, Michelangelo tesiri, pozitif araçsallığın garip bir bileşenine haizdir ve zenginleştirici olmasıyla birlikte ilginçtir. bu sarmaya kıymet.

Pittsburgh Üniversitesi’nden araştırmacılar Edward Orehek ve Amanda Forest, bu terimi bir çalışmada kullandılar. dizgesel bir bakış açısıdır. ortağımız, hedeflerimize ulaşmamıza destek olmanın anahtarıdır. Her birimizin ötekinin devamlı desteği yardımıyla kendimizden en iyi şekilde yararlanmayı başardığı bir tür günlük etkileşimdir.

İnsanlar mermer bloklar olsaydı, gerçek aşk o keski olurdu. en iyi versiyonumuzu, bizlere gerçek mutluluğu sunan o “ideal benliği” ortaya çıkarmayı başarır. En iyi versiyonumuza ve hedeflerimize ulaşmaktır, ikimiz içinde her şeyi diğerine vermeye çalıştığımız günlük emek verme ve tam tersi.

Michelangelo tesiri bir tür zenginleştirici etkileşimdir şundan dolayı bu ilişki vesilesiyle “ideal benliğimize” ulaşırız. Devamlı destek, duygusal doğrulama ve kişisel hedeflerimize ulaşmamız için teşvik edilmemiz ve teşvik edilmemiz son aşama olumludur.

Michelangelo etkisini simgeleyen birbirlerine bakan çift

Michelangelo tesiri ve yaşamsal hedeflerimize ulaşmak

Başarı mekanizmalarını ve hedeflere erişme mekanizmalarını incelediğimizde, bunu neredeyse daima bireysel bir bakış açısıyla yaparız. “Çaba gösteriyorum, planlıyorum, anlıyorum.” Şimdi, iyi mi bulunduğunu keşfetmek garip Michelangelo tesiri bununla beraber varoluşsal hedeflerimizin çoğuna ulaşmamızı da teşvik eder.

Iyi mi? Pekala, Dr. Wilhelm Hofmann’ın yapmış olduğu şeklinde araştırmalar, yakın ilişkilerimizin davranışları düzenlemede ve hedeflerimize ulaşmada ne kadar eleştiri bulunduğunu bizlere hatırlatıyor. Bu şekilde, istikrarlı ve tatminkar bir ilişkiden keyif aldığımızda, hedeflerimize doğru çalışmak için daha motive ve kendinden güvenilir hissederiz.

Aynı şekilde, Michelangelo tesiri, her gün istediğimiz şey için çalışmamıza müsaade eden bu kişisel gelişmeyi teşvik eder. Çift bizlere her gün kim olduğumuzu ve neye kıymet olduğumuzu hatırlatıyor. Bu, düşük anlarda, bizi ayağa kaldırmak ve devam etmek için bizlere kıymetli duygusal takviyeler sunabilen figürdür.

Londra Üniversitesi’nden psikolog Madoka Kumashiro bunu şöyleki tanımlıyor:

Bir taş bloğu etkili bir halde yontmak için, heykeltıraş bir tek blokta uyuyan ideal şekli anlamamalı, bununla beraber bloğu kendi başına da anlamalıdır; hangi olasılıklara haiz olduğunuzu ve hangi yönlerden kaçınılması icap ettiğini bilin.

Netice olarak, Michelangelo tesiri temelde bizlere hiçbir şeyin saygı ve hayranlığa dayalı ilişkiler kadar kuvvetli olmadığını hatırlatır. Birini olduğu şeklinde sevdiğimizde, onu değişiklik yapmak istemeyiz. Yalnız daima en iyisini sunabileceğinizi umacağız.

Miguel Ángel Tesiri ya da çiftlerin birbirini iyi mi “şekillendirdiği” girişi ilk olarak 1 İpucun’da gösterildi.

Konuk Yazar

Yazarlarımız konularında uzman ve eğitimli kişilerdir. Sorularınızı en iyi şekilde cevaplamak, Fikre ihtiyaç duyduğunuzda en yaratıcı fikirleri üretmek için buradalar. Sizleride Bekliyoruz.

Bunlar da hoşunuza gidebilir.

Başa dön tuşu