Sağlık

Kalbin Yaşamdaki Yeri

Kalbin Yaşamdaki Yeri & Sağlıklı bir yaşam sürmek, hayatımızın her alanında ihtiyaç duyduğumuz bir yaşam formatıdır. Hastalıkların ortaya çıkışı ile değeri anlaşılan sağlık kavramı, sebebi bilinmeyen birçok nedenden ötürü sekteye uğrayabilmektedir.
Ülkemizde yahut içerisinde yaşamakta olduğumuz dünyada en sık karşımıza çıkan hastalıklar arasında yer alan kalp sorunları, kişilerce büyük bir sorun teşkil etmektedir. Kalbin Yaşamdaki Yeri En önemli organımız olan kalp, hayatımızın her alanında bize eşlik ettiği gibi birçok önemli işlevi de yerine getirmemizi sağlamaktadır.

Fiziksel ve ruhsal anlamda yaşam döngümüzün bir parçası olan kalp, gerekli efor sarf ederek bizi canlı tutma işlevini yerine getirmektedir. Hayatımızda böyle bir önem teşkil eden bir organın yaşayacağı sağlık sorunları, elbette ki yaşamımızı riske atacaktır. Bu durum da kalbin yaşamdaki yerini anlamamıza sebebiyet verecektir.

Kalp Krizi Belirtileri

Kalp krizi yaş ve cinsiyet ayırt etmeyen, kişi seçmeyen, ne zaman geleceği kestirilemeyen en önemli kalp sorunları arasındadır. Sağlıklı bir yaşam sürmekten kaçan, spordan uzak bir yaşam süren insanların kalp krizi ile tanışma riski her zaman daha fazladır. Kalp krizi başlangıcını hissedebilen birey, ilk saatlerini çok iyi değerlendirmelidir ve en yakın sağlık kuruluşuna giderek tedavi olmalıdır.

Kalbin Yaşamdaki Yeri ve Hızlı Teşhis

Hızlı tanı yardımı ile kurtarılabilecek hayatlar için de kalp krizi belirtilerini bilmek, oldukça büyük bir önem teşkil etmektedir. Göğüs ağrısı, gövdenin üst kısmında ağrı, nefes darlığı gibi etkenler kalp krizinin en belirgin özellikleri arasında yerini korumaktadır. Ani soğuk ter basması, bulantı ve kusma, ani baş dönmesi gibi belirtiler de kişiden kişiye farklılık gösteren belirtiler arasında yerini korumaktadır. Kalbin Yaşamdaki Yeri & Tüm bunlara nazaran kalp krizi değiştirilebilen riskler ve değiştirilemeyen riskler olarak iki ana biçime ayrıştırılmaktadır.

Genetik Etkenler

Genetik faktörler, yaş ve erkek olmak kalp krizi geçirme olanağı açısından büyük bir risk taşısa da değiştirilebilen riskler ile bu durum en aza indirilerek, azaltılabilmektedir. Sigara kullanımı, obezite, diyabet hastalığı, hipertansiyon ve kan yağlarının yüksek olması gibi etkenler kişiyi risk altına sokan faktörler arasındadır.
Kesin bir tedavisi olmayan ve hepimizi risk atında tutan bu krizlerden korunmak için yaşam kalitemizi en üst seviyede tutmalı, sağlığımıza hak ettiği değeri göstermekten kaçınmamalıyız.

 

Başa dön tuşu