1 İpucu

Çalışmak için yaşamanın psikolojik etkileri

18 Mart 2022 - 6:32

Günümüz toplumu, işyerinde üretkenliğe diğer yönlerden daha fazla değer verme eğilimindedir. Bu sayede her geçen gün insanların yaşamanın psikolojik etkilerinden dolayı kliniğe gelmeleri ve işe gelmeleri daha sık görülmektedir.

İş yönü önemli olmasına ve bizi tatmin etmesine rağmen, hayatımıza hakim olmamalıdır. Bu olduğunda, aile, arkadaşlar ve hatta çift gibi diğer alanları ihmal etmeye başlamak yaygındır. Uzun vadede bunun yalnızlık, depresyon ve hatta aşırı iş stresiyle ilişkili fiziksel hastalıklar gibi sonuçları olabilir.

Ardından, hayatımızı işe odaklamanın olumsuz etkilerini göreceğiz. Ayrıca, bu riskleri azaltmak ve iş ile özel yaşam arasında bir denge bulmak için bazı yararlı stratejilere de bakacağız.

İşe çok fazla enerji harcamanın sonuçları nelerdir?





İş yerinde stresli kadın
Tüm enerjiyi işe koymak, hayatımızın geri kalan yönlerinde bir dengesizlik yaratır.








İşyerinde üretken olmanın faydaları olabilir. Örneğin, ihtiyaçlarımızı karşılamak için daha fazla para kazanın, kira ödeyin ve hatta bazı lüksleri karşılayın. Ayrıca bize profesyonel gelişim ve ödüllendirici deneyimler için fırsatlar sağlayabilir. Ancak hayat sadece işten ibaret değildir.

Eşiniz veya ailenizle olan bağlar da mutluluk için gereklidir ve zaman gerektirir. Aynı şey hobiler veya tutkular için de geçerlidir. Ancak, tüm enerjimizi ve zamanımızı işe harcarsak, başka hiçbir şeye yer bulamayacağız.. İlk başta hiçbir sonuç yok gibi görünse de, yavaş yavaş bunlar fark edilecektir.





1. Tükenmişlik sendromu

Bu sendrom, aşırı çalışma ve iş tatminsizliği ile bağlantılıdır.. Bu durumun semptomları, sırt ağrısı veya baş ağrısı, yorgunluk, kas gerginliği ve mide bulantısı ile fiziksel düzeyde kendini gösterebilir. Psikolojik düzeyde, sinirlilik yaratabilir veya motivasyonu engelleyebilir.

Méndez Venegas (2019) tarafından yapılan bir incelemeye göre, tükenmişlik Devamsızlığın ve iş göremezliğin ana nedenlerinden biridir. Öyleyse, Fazla üretkenlik iyi görünse de, uzun vadede bizi durmaya zorlayacaktır.. Sonuçta, beden ve zihnin bilmemiz ve saygı duymamız gereken sınırları vardır.

2. Yalnızlık hissi

Aşırı çalışmanın ana olumsuz sonuçlarından biri dünyada yalnız hissetmektir. İşe çok fazla odaklanmak, çevre ile olan bağlantılara dikkat etmeyi unutturur. Bu şekilde, partnerimiz veya çocuklar gibi bizim için önemli bağları kaybedebiliriz.

Seppala ve King (2017), yalnızlığı tükenmişlik sendromuyla da ilişkilendirdikleri bir çalışma yayınladılar. Yazarlara göre, bu değişiklik sadece aşırı çalışma veya memnuniyetsizlik ile ilişkili değildir. İş arkadaşları, arkadaşlar, aile ve ortaklarla anlamlı duygusal bağların kaybı da semptomlara katkıda bulunur.

3. Bilişsel bozukluk

Çalışmak için yaşamanın psikolojik etkilerinden biri de kronik strestir. Bilimsel kanıtlar, bu tür stresin bilişsel yeteneklere zarar verebileceğini ve performansı bozabileceğini düşündürmektedir.

2020’de psikososyal stresin bilişsel yetenek ve hafıza üzerindeki etkilerinin bir meta-analizi yayınlandı. Sonuçlar, stresin yürütücü işlevlerin performansını azalttığını gösterdi. (planlama, karar verme, tahmin vb.). Bellek durumunda, kesin bir veri elde edilmemesine rağmen (McManus ve diğerleri, 2020).

4. Depresyon

Yukarıdaki faktörler göz önüne alındığında, fazla çalışmanın depresif belirtilerle bağlantılı olması şaşırtıcı değildir. Birlikte ele alındığında, tüm bu koşullar, insanları depresif bir dönem geçirme riskiyle karşı karşıya bırakır.

Zadow ve diğerleri (2021), uzun çalışma saatleri, işe bağlılık ve güvenli psikososyal ortamın depresyonla ne kadar ilişkili olduğuna dair bir araştırma sunmuştur. Kanıtlar, güvenli olmayan psikososyal ortam ve uzun çalışma saatlerinin depresif belirtilerle pozitif ilişkili olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde, çalışmaya daha fazla bağlılık, çalışılan saatlerin sayısını ve buna bağlı olarak depresyonu artırabilir.

5. Uykusuzluk

uykusuzluk çeken adam
Düşünceniz, yapılacaklar listenizin yanı sıra sorunlara ve zorluklara odaklanma eğiliminde olduğundan, fazla çalışma uykusuzluğa yol açabilir.

Stres ve depresyona sürekli maruz kalma, uyku güçlüğü ile ilişkilidir. Bu nedenle çalışmak için yaşamanın en bilinen psikolojik etkilerinden biri uykusuzluktur.

Çok çalışanlar az uyumaya meyillidir. Bu, günlerinin buna izin vermemesi veya stresin iyi dinlenmelerini engellemesi nedeniyle olabilir.

6. Hareketsiz yaşam tarzı

Çoğu insan belirli pozisyonlarda çalışır ve görevlerini yerine getirmek için çok fazla hareket etmeye ihtiyaç duymaz. Bu nedenle kendimizi işe adamak, hareketsiz bir davranışı sürdürmek demektir. O zamanlar, Zamanın çoğunu çalışmak için kullanırsak, fiziksel aktivite olmadan geçirdiğimiz saatlerin miktarını artırırız.

Zamanla, yerleşik bir yaşam tarzı obezite, kardiyovasküler hastalık ve hatta diyabet riskini artırır. Aynı zamanda, bu koşullar bizi önemli ölçüde devre dışı bırakabilir ve yaşam kalitemizi düşürebilir.

Çalışmak için yaşamanın psikolojik etkilerinden nasıl kaçınılır?

İş söz konusu olduğunda, sorun sadece duygusal refahı değil, aynı zamanda ekonomik durumu da etkiler. Herkes gerektiğinde işini bırakamaz veya tatile gidemez. Bu koşullar onları daha savunmasız hale getirir.

Olabildiğince uzağa, kendimize bakmak için zaman bulmaya çalışalım. Günde en az 30 dakika egzersiz yapmak obezite ve kalp hastalığı riskini azaltır. Buna karşılık, depresyon, anksiyete ve diğer zihinsel sağlık sorunları riskini azaltır.

Diğer taraftan, sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirmek yalnızlık duygusuyla savaşır. Sonuç olarak, tükenmişlik veya depresyon geliştirme olasılığımız daha düşüktür.

Sonuç olarak, yaşamanın psikolojik etkilerini çalışmaya indirgemek, görev ve zevk arasında bir denge bulmak için gereklidir. Sorumluluklarımızdan vazgeçemesek de tüm enerjimizi buna adamak da sağlıklı değildir. Sonunda, zevk almak için zamanımız veya şirketimiz yoksa, para ve maddi varlıklar anlamını yitirir.

Çalışmak için yaşamanın psikolojik etkileri girişi ilk olarak 1ipucu.net Uzmanlardan İpuçları Blog’da yayınlandı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.